Bediüzzaman Said Nursi’nin vefatının 64. yılı dolayısıyla Şanlıurfa’da düzenlenen panelde, günümüzün manevi ve toplumsal sorunlarına Risale-i Nur perspektifiyle çözüm arandı. Karaköprü Necmettin Cevheri Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “Küresel Vicdan, İnsaniyet ve Demokrasi” başlıklı panel, hürriyet, adalet ve hukuk vurgularıyla yoğun katılıma sahne oldu.
Haber Merkezi – Bediüzzaman Eğitim Kültür ve Sanat Vakfı ile Yeni Asya Gazetesi Şanlıurfa Temsilciliği’nin ev sahipliğinde düzenlenen programda, İslam dünyasının ve insanlığın içinde bulunduğu buhranlardan çıkış reçetesi olarak demokratik hukuk devleti ve Kur’ani değerler işaret edildi.
İnsanlık Vicdanını Uyandırma Çağrısı
Programın açılışını yapan Yeni Asya Şanlıurfa İl Temsilcisi ve Bediüzzaman Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Said Yetim, panelin temel amacının insanlık vicdanının yeniden uyanmasına katkı sağlamak olduğunu belirtti. Yetim, Bediüzzaman’ın fikirlerinin hem yerel hem de küresel sorunlara evrensel çözümler sunduğunu vurguladı.
Siyasi ve Toplumsal Adalet Vurgusu
Eğitimci-Yazar Sebahattin Yaşar’ın moderatörlüğünde ilerleyen oturumda konuşmacılar şu önemli noktalara değindi:
- Mustafa Yeneroğlu: Bediüzzaman’ın sadece bir fikir adamı değil, aynı zamanda mutlak adaleti savunan politik bir vizyoner olduğunu ifade etti. Yeneroğlu, toplumsal barışın ancak her hak sahibine hakkının tam teslim edildiği şeffaf bir hukuk sistemiyle mümkün olacağını söyledi.
- Ömer Faruk Gergerlioğlu: İnsan haklarının evrenselliğine dikkat çekerek, olaylara kimlikçi ya da fanatik bir anlayışla değil, “insan” odaklı bakılması gerektiğini savundu. Gergerlioğlu, Bediüzzaman’ın kapsayıcı adalet mücadelesinin ve Medresetüzzehra projesinin günümüzdeki önemini hatırlattı.
- Kazım Güleçyüz: Toplumsal kurtuluşun hürriyet ve adalette olduğunu belirterek, Risale-i Nur’daki “müspet hareket” prensibinin manevi buhranlardan çıkış kapısı olduğunu vurguladı.
Cehalet, Zaruret ve İhtilafa Karşı İttifak
Panelin kapanış özetini yapan Sebahattin Yaşar; Bediüzzaman’ın İslam toplumunun üç büyük düşmanı olarak tanımladığı cehalet, zaruret ve ihtilafa karşı “sanat, marifet ve ittifak” ile mücadele edilmesi gerektiğini ifade etti. Yaşar, dünyadaki savaş ve adaletsizliklerin temelinde yatan vicdan erozyonunun ancak Kur’ani bir eğitimle aşılabileceğini dile getirdi.
Yoğun ilgiyle takip edilen panel, dinleyicilerden gelen soruların yanıtlanması ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.