enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
16,8853
EURO
17,8334
ALTIN
992,10
BIST
2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Şanlıurfa
Açık
32°C
Şanlıurfa
32°C
Açık
Pazartesi Açık
33°C
Salı Açık
35°C
Çarşamba Açık
36°C
Perşembe Açık
37°C

Şanlıurfa Esnafı ve vatandaş perişan

Şanlıurfa Esnafı ve vatandaş perişan

Şanlıurfa Esnafı ve vatandaş perişan
01.06.2022
0
A+
A-

ESDER Şanlıurfa Şube Başkanı Enes Bakırcı, Türkiye’de yanlış politikalardan kaynaklandığını ileri sürdüğü ekonomik sıkıntıların esnaf ve vatandaşı perişan ettiğini söyledi.

Esnaf Sanatkarlar Derneği (ESDER) Şanlıurfa Şube Başkanı Enes Bakırcı, Türkiye’de yanlış politikalardan kaynaklandığını ileri sürdüğü ekonomik sıkıntıların esnaf vatandaş üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu belirterek, “Esnaf perişan, çiftçi perişan, nakliyeci perişan, üretici perişan, tüketici perişan” ifadelerini kullandı.

Bakırcı, yazılı açıklamasında, son günlerde ekonomide yaşanan sıkıntıların esnafı ve vatandaşı tahammül sınırlarını zorlayan bir duruma getirdiği kaydetti.

Bakırcı, ekonomik sorunların esnaf ve vatandaş üzerindeki etkilerini anlattığı ve ülke ekonomisinin nasıl düzelebileceğine ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Özellikle 2018 yılından itibaren sistem değişikliğiyle yönetim gücünün kurumsallıktan uzaklaşarak cumhurbaşkanında toplanması sonucu bakanlıklar işlevini yitirmiş, bürokraside liyakat ilkesi yerini sadakat ilkesine bırakmıştır. Bu nedenle özellikle ekonomide gittikçe artan kötü gidişat 2020 yılından itibaren yaşanan pandeminin etkisiyle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sıkıntıların büyümesine yol açmıştır. Son olarak 2021 yılı eylül ayında hiç bir bilimsel temeli olmayan ‘ faiz sebep, enflasyon sonuç’ teorisi döviz kurunun patlamasına yol açmış ekonomi tümüyle kontrolden çıkmıştır.

Özellikle artan işçilik, kira, elektrik, akaryakıt ve doğalgaz maliyetleri esnafın alım gücünü düşürmüş, ödemeler dengesinin bozulmasına yol açmıştır. Diğer taraftan bu zamlara ilaveten temel ihtiyaç maddelerindeki günlük zamlar vatandaşlarımızı 1970’ lerin sonundaki gibi kuyruklara mahkum etmiştir. Hayat pahalılığı halkın çoğunluğunu teşkil eden ücretli kesimin maaşlarını hızla eritmiş, harcamalar ancak günlük ihtiyaçların bir kısmına yeter hale gelmiştir. Dolayısıyla düşen alım gücü esnafı satışlarında ciddi kayıplara sebep olmuş işletmesini çeviremez hale düşürmüştür. Bugün bir çok işletme sahibi banka kredileriyle ayakta kalmaya çalışmaktadır.

Oysa geçmiş uygulamalara baktığımızda Turgut Özal döneminde yüksek enflasyona rağmen ücretlilere enflasyon oranından fazla zam verilmesi bu kesimi enflasyona ezdirmediği gibi piyasanında canlı kalmasını sağlamıştır. Yine Necmettin Erbakan döneminde ücretlilere cumhuriyet tarihinin en yüksek zam oranı olan yüzde 102 zam verilerek esnaf ve vatandaş enflasyona ezdirilmemiştir.

HABERLER  Göbeklitepe’de esrarengiz metal blok

Tüm bu olumsuzlukların aşılabilmesi için öncelikle aklın ve bilimin gerektirdiği yönetim ilkelerine geri dönülmesi, kurumsallaşma ve uzmanlaşmanın sağlanması, ülkenin kaynakları ve ihtiyaçları arasında doğru bir dengenin oluşturulması gerekir.

Ayrıca 20 yıldır göz ardı edilen tarımın yeniden canlandırılması, tarımsal ürün ithalatının kısıtlanması, çiftçinin tohum, gübre ve mazot gibi temel girdilerinin sübvanse edilmesi, yine hayvancılığın doğru teşviklerle desteklenmesi, hayvan ithalatı yerine süt ve et hayvancılığının desteklenmesi gerekmektedir.

Ticaret hayatımızın bel direği olan esnafımızın da faizsiz kredi ve teşviklerle desteklenmesi, ana maliyet unsurlarının sübvanse edilmesi ve en önemlisi piyasaların canlanması için vatandaşın alım gücünün artırılması ve bir an önce enflasyonun makul seviyelere çekilmesi gerekmektedir. En son olarak hükümet bir an evvel rant ekonomisinden Reel ekonomiye geçmesi elzemdir mecburidir. Yani üretime dayalı ekonomi sistemi baz alınmalı tarım ve hayvancılıkta hızla atağa kalkmalı kendi kendine yeten ülke konumuna gelmelidir aksi taktirde bugünlerimizi arar duruma gelebiliriz”.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.